28 Şubat 2012 Salı

O'nun Arabası Var.

     Şimdi efenim kusura bakmayın uzun süredir yazamadım. Bu süre içinde "yaz ulan artık seni bekliyoruz" temalı mailler doldu taştı demek isterdim ama maalesef öyle bir şey yok. Kimse okumuyor anacım ama ben sanatı halk için yapan tayfasından olmadığımdan, kuyruğumu bacak arama sıkıştırıp yazmaya devam edeceğim.

     Çocukluğumdan beri uysal bir evlattım. Ne asi ergenlik dönemim oldu, ne de ailemi zor durumda bırakacak davranışlarım. Ama bir konuda asilik yapmak gerekirmiş!! Bana dediler ki "Ediz bak insan ol, böyle arkadaşlarının gazına gelip araba falan kaçırma. Zaten araba mı sen mi deseler gözümüzü kırpmadan arabayı seçeriz, kapının önüne koydurtma kendini. 18 yaşına gel, ehliyetin olsun o zaman alırsın arabayı. Şimdi tamam de, odana git, aç dvdni film izle."  ben de "tamam" dedim gittim odama filmimi izledim. İzlemez olaymışım... İnip, arabayı kaçıraymışım... Ama nereden bilecektim hayatımın dönüm noktası olacağını. Çocuk cesaretiyle arabayı kullanamayan, büyüyünce hiç kullanamıyormuş!

     Yaş kemale erip, ehliyet alma zamanı gelince bende başladı bir korku. Ya yolda kalırsam da gelen giden çarpa çarpa geçerse, ya ben sağdan yavaş yavaş giderken birisi sırf gıcıklık olsun diye beni şarampole yuvarlarsa, ya ters yola girer de bi daha çıkamazsam gibi "ya..." ile başlayan cümleler kafamda dönüp durdu hep. Ama yıllardır hayalini kurduğum yakışıklı şöföre para yetiştiremezsem telaşıyla, korku içinde o ehliyeti almaya karar verdim. Sürücü kursunun sahibi de tanıdık olunca ne derse girdim ne de direksiyon eğitimine. Ablamla ve babamla şöyle bi sürmeyi denedik fakat üçümüzün de surat bembeyaz, kıçımıza baka baka eve döndük hep. Tam umudu kesip "sigarayı bırayım, biraz da az yiyeyim, şimdiden başlayayım yakışıklı şöförüme para biriktirmeyi" diye düşünürken, sınav günleri geldi.... Basit basit sınavlara girdik geçtik orası rahat. Önemli olan o koltuğa oturup el, ayak, göz ve ayna kombinasyonlarının %100 performansla altından kalkmaktı. Ama olmadı işte.... Az kalsın altında kalıyordum anacım.

     Sınav günü saçma bir yerde 15-20 kişi bekliyoruz. Zaten stresliyim, yetmezmiş gibi gözüme bi çocuk kestirdim "Allahıım çocuğa da rezil olucam" diyerekten stresim daha da arttı. Sıra bana geldi, titreye titreye oturdum koltuğa. Yanımda gençten başı kapalı bi ablamız, arkada da ellerinde kağıt kalem, 2 tane tonton sevimli amcalar... Amcalara güldüm, azıcık sevimlilik yaptım, gözlerinin içine soka soka aynalarımı, koltuğumu, kemerimi ayarladım ve hazırım(!). Taktım anahtarı, ayaklarımı oynatırken 'hard bi sekste gidip gelme anı' gibi zıplaya zıplaya kalktı araba. Kadın bi bozuldu ama onun ayaklarının altında da varmış aynıları pek telaş etmedi. Neyse ben kalktım, gittim ışıkta durdum, geri geri kaydım ettim yola çıktım, vites değiştirdim, korna çaldım, çembere çıktım, kullanabilenlerden hakaret yedim derken, bir baktım başlarda abdesti bozulmasın diye direksiyonuma işaret parmağıyla müdahale eden ablamız benim kucağımda, beraber kullanıyoruz. Kucak kucağa başladığımız yere geldik. Gözümde yaşlar, indim arabadan "benzin de zaten pahalı bee" diye söylenerek koşa koşa eve gittim...

     Sonuç, geçmişim. Gittim ehliyetimi aldım koydum cüzdanıma uyuyor şu an. Lütfen uyandırmayınız!! Bi daha ki yazımda Türkiyedeki eğitim ve torpil sitemini eleştireceğim. Yakışıklı şöför için bağışta bulunmak isteyenler mail atsın, hesap numaramı yollayayım efenim. Saygılar.

7 yorum:

  1. yakışıklı şöför fikrine bayıldım.bi de bu özelliklerin yanına ''sevecen,anlayışlı,düşünceli,nazik,espritüel,kültürlü,mistik,optimist,güzel gülüşlü,saf ama zeki,temiz,titiz,ak pak,korkusuz ve mağrur'' gibi özellikleri de eklersek o şöföre hemen nikahı basıyosun ehehe :) kalpss

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vazgeçtim Kezban!! araba da neymiş ata binip doğaya karışmak varken. artık "duygusal, düşünceli, güzel bakışlı, açık sözlü, deli dolu, hafif utangaç, hayalperest, sevencen, şeytan gibi zeki, ve panter emel kadar hayvansever" birisine basıcam nikahı. Beyaz atıyla alsın beni arkasına, dağ bayır gezelim :)(kalp)

      Sil
  2. otomatik vites ne için var bu gibi durumlar için sen sadece gaz viren direksiyon ve ayna kombinini sağlıyorsun o kadar :)) lakin sen trafige kapalı yerde uzun bir süre deneme yapmadan trafiğe çıkma bence de.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. otomatik vitesle de denedim yok olmuyor :( herkesin kolaylıkla yaptığı şeyleri yapamama gibi saçma bir özelliğim var :)

      Sil
  3. araba kullanamam diye bir şey yok canım sil aklından bunu. araba kullanmanın ne kadar zevkli,kendini özgür hissettiğin bir ortam, olduğunu anladığın an kendiliğinden gelişiyor her şey ;) kimse annesinin karnında öğrenmedi sonuç olarak. bunları bir kız olarak yazıyorum . biliyorsun ki genelde, erkeklere 9 yasından itibaren babaları araba kullanmanın inceliklerini öğretirken,kızlara, bir ara öğrenirsin derler sonuç; pimpirikli bir annem,ben araba kullanırken rahat olan ama arabasını oğlu gibi seven bir abim'e rağmen hala araba kullanıyorum :d senin neden olmasın :d

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. işte pimpirikli anne ve arabasına aşık baba bu hale getirdi ya beni :)hıı bi de buzda kayıp kamyonun altına girmemin de etkisi yok değil :) özgürlüğü şöyle küçük bisikletten bozma kendi arabamda hissedebiliirm anca. Araştırıyorum bakalım 3000-5000 liraya kaldığım ülkede var öyle arabalar bakiciiz :) yakında yolda kalma hikayelerimi yazabilmeyi umut ediyorum efenim :)

      Sil
    2. e sen en yüksek telden dalmışsın olaya :))) hem acemi olup hem de buz üstünde araba götürmekte neyin nesi :D benim diyen şoförler bilem tırsarken

      Sil